Üye Ol

Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Nietzsche ve "Akla" İsyan #3
#1
Nietzsche ve "Akla" İsyan

Nietzsche'nin din, bilim ve tarih eleştirisinde varmayı amaçladığı yeri ben her zaman tam bir gerçekçilik, gerçek özlemciliği olarak görmüşümdür. Nietzsche'nin tüm felsefesinin giderek yaşamın anlaşılmasına yönelmiş olması da bunu gösterir. Ancak Nietzsche bu gerçekçiliğe nasıl ulaşacağını bilememiş, belki de yetiştiği pietist ortamın ve doğa bilimlerine olan uzaklığının etkisiyle gözlem desteğinde eleştirel tartışma ortamının insanı adım adım yanlışlardan arındırabileceğini görememiştir. Nietzsche'nin kendi zamanındaki pozitivist kuramsal yaklaşıma, her şeyi bilebildiğini sanan insana yönelttiği acımasız eleştirilere tamamen katılmamak olanaksızdır. Teoriyi her şeyin üstünde tutan bu küstah yaklaşım, gerek Nietzsche'nin nefret ettiği (ve ne acıdır ki, fikirlerini kasten çarpıtarak yayımlatan kız kardeşi yüzünden onu ilk elden tanımayanlarca öncülerinden addedildiği) antisemit ve milliyetçi sağın, gerek dinci sağın ve gerekse de Marksist solun marifetiyle, 20. yüzyılda yüz milyondan fazla insanın en korkunç şartlar altında ölümüne toplumun akla olan inancını kaybetmesine ve insanlığın geleceğinin tehlikeye girmesine neden olmuştur. Bugün bile, çevre gibi son derece hassas bir sorun karşısında insan, kapitalist sağın vurdumduymaz ya da yeşil solun doğal tutucu yaklaşımları nedeniyle bilimsel tartışma temelinden kopmuş, Nietzsche'nin nefret ettiği, gerçekten kopmuş kuramsal itişme kakışmanın ortasına itilmiştir. Ne ilginçtir ki, çevreyi yağmalayan kapitalist sağın da, Marksist solun da kökleri Luther'in Protestantizminin geliştirdiği, dünyayı Tanrının insana bahşettiği nimet olarak görme felsefesi içindedir. Bunlara karşı harekete geçen yeşil sol ise tam bir doğa tutuculuğu içerisinde doğayı ciddi bir şekilde sorgulamadan doğa adına konuşmak cesaretini kendisinde bulmaktadır. Tüm bunlara Nietzsche'nin bulabildiği cevap Dionysos'un ayinleri içerisinde üstün insanı yaratma çabasıdır. Nedir üstün insan? "Yaşadığını aynen bir kez daha yaşamaktan korkmayacak insan." Sonunda Nietzsche de insanı Tanrılaştırmaktan kaçamamıştır demek.

Halbuki sürekli olarak yanlışları eleyerek Apollon ile Dionysos arasında bir dengede, aynen onun hayran olduğu Attika trajedisinin oluşum sürecinde gördüğü gibi, yaşamı iyileştirerek sürdürmek mümkündür. Nietzsche'nin önemini görüp de dile getiremediği, aklın küstahlığının dizginlenmesi gereğidir. Nietzsche'nin çok açık seçik olarak gördüğü ve en çarpıcı şekilde dile getirmekten kaçınmadığı ise kendisi de nihayet aklın ürünü olan dinin bunu başaramamış olduğu ve asla da başaramayacağıdır. Müziğin Ruhundan Trajedinin Doğumu'nda "Bilim sorunu, bilime dayanarak, bilim temeli üzerinde tanınamaz" demez mi ? Bilim gibi, saf aklın ürünü olarak gördüğü din için de aynı şey geçerlidir. Aklın terbiye edilmesinin ve dizginlenmesinin yolu aklı kendi dışında bir şeyle, doğa ile, durmadan karşı karşıya getirmekten vazgeçmektedir. Yani hiç bitmeyen bir Apollon-Dionysos diyaloğu kurmaktan. Yani Sokrates'in kurucusu olduğu kuramsal insana karşı doğa bilimci, eleştirel, akılcı insanı savunmaktan.
Wir fühlen in Horsten und Höhen


Des Adlers verwegenes Glück!






Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Nietzsche ve "Akla" İsyan #2
Kürşad Şahin
0
23
Kürşad Şahin
24-12-2017, Saat: 16:14
  Nietzsche ve "Akla" İsyan #1
Kürşad Şahin
0
78
Kürşad Şahin
21-12-2017, Saat: 22:40
  Nietzsche'den Aforizmalar
Murat
1
135
Bilge Kağan
14-10-2017, Saat: 14:48

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Hakkımızda

İnsanüstü Türk forumları, tamamiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçası olup, her daim Türk milletinin çıkarına hareket etmektedir.